Soner Arıca - "Benim Adım Aşk" (2005)
Daha iyisini yapabildiğini bildiğiniz biri size kapsitesitesinin altında ürünler sunuyorsa ne hissedersiniz?
Ben sadece soruyorum, bir cevap bulmak zorunda da değilsiniz...
Ama bu soru Soner Arıca'nın son albümü "Benim Adım Aşk"ı dinlediğim her seferde yeniden aklımdan geçmeden durmuyor. "Yaşıyorum" gibi bana kalırsa Türk pop müziğinde çıkılabilecek en üst noktaya çıkabilmiş bir albüm yapabilmiş bir sanatçının vasat bir albüme imza atmış olmasından üzüntü duyuyorum.
Albümde yine çok güzel şarkılar var, görmezden geliyor değilim. Kaldı ki "Öksürse albümünü alırım." diyen hayran kitlesinden geliyorum. Ama bu demek değildir ki, her ortaya konulan eseri sonuna kadar seveceğiz, hepsinden aynı tadı alacağız. "Kim bilir, belki de hata tamamen bendedir, günümüzün müzik anlayışına ayak uyduramıyorumdur." diye düşünmeden edemiyorum. Ama sonra da böyle düşündüğüm için hiçbir pişmanlık duymadığımı hissediyorum... Ben bugünlerde bize sunulan tamamen elektronik altyapılı parçalardan, duygu ve anlam yoksunu sözlerden, birbirinin kopyası melodilerden hoşlanmıyorum ki, neden pişman olayım? İşte bu yüzden özgün olduğunu hissettiren, gerçekten yüreklere hitap eden sözler yazan, şarkılarının düzenlemesi ve melodik yapısıyla "piyasa müziği"nden farklı ve bu ortama yenilik getirici işler katan Soner Arıca'yı seviyordum...
Bazen sevmek yetmiyor ama, çünkü bazı engellerin aşılamadığını görüyorum, üzülüyorum, farklı olduğunu düşündüğüm Soner Arıca da giderek piyasanın içinde diğerleriyle aynı olma yolunda ilerliyor. Üzülüyorum, kendi yolundan ayrıldığını görüyorum, oysa onu bu kadar sevdiren sebep kendine ait bir yolu olmasaydı... Bu yol sayesinde "En Güzel Serüven", "Yaşıyorum", "Her Şey Yolunda" ile buluşabilmiştik. Hepsi birbirinden güzel onlarca şarkı dinletti bize Soner Arıca, teşekkürlerimiz eksik edilmiyor elbette, ama nedense artık aynı heyecanı hissettirmiyor sevenlerine. "Şarkılar Var", "Kusursuz Aşk", "Hatıram Olsun" eski günlerin yerini dolduramıyordu.
"Benim Adım Aşk" da dolduramıyor maalesef... Gittikçe büyüyen bir boşluğa neden oluyor, uzaklaşıp kayboluyor. Soner Arıca'yı sevenlerse üzüldükleriyle kalıyor.
Albümde bulunan parçalar şöyle:
1. Allah Korusun Seni
2. Akşam Olmadan Gel
3. Her Şey Güzel Olacak
4. Zor Bela
5. Dön
6. Fark Edemedim
7. Benim Adım Aşk
8. Sen Giderken
9. Beni Unutma (Erol T. Mix)
10. Yüreğim Üşüyor
11. Beni Anlamadın
12. Bitti
13. Biz (Şarkı)
14. Biz (Şiir)
15. Beni Unutma
16. Allah Korusun Seni (Remix)
Bu albümde Selami Şahin (1, 2) ve Metin Özülkü (4, 6) parçalarını seslendiriyor Soner Arıca. Ayrıca Radyo D'de Micheal Show adlı bir program yapan Mihalis Kuyucu da "Bitti" (12) isimli şarkıya söz yazmış, "Beni Unutma" (9) da bir cover. Aranjör olarak daha önce de Soner Arıca ile çalışmış olan Volga Tamöz, Erhan Tekyıldız, Can Özyiğit, Erol Temizel ve Tansel Doğanay'ın isimlerine rastlıyoruz...
Soner Arıca'yı Soner Arıca yapan noktaların başında elbette yazdığı slow şarkılar gelir. Ben bunun yanı sıra albümdeki enstrümanların da çok etkili olduğunu düşünürüm, neyi son derece başarılı kullanırdı mesela. O yüzden bu albümde neyin hiç kullanılmamış olması şaşırtıcı, bir o kadar da ne büyük bir değişim içerisinde, dolayısıyla daha önce bahsettiğim "kendi yolundan çıkma" konumuna gelmede etkili olduğunu göstermesi açısından önemli. Ben Türk müziğine has enstrümanları pop müzikte başarılı şekilde kullanan Soner Arıca'yı özlüyorum, parçalarındaki neyleri, kemençeleri bağlamaları, udları, kanunları özlüyorum...
Bu albümde ise klarnet var, inanılmaz güzel kullanılmış, insanın yüreğine işliyor cidden. Bu konuda koskocaman bir tebriği hak ediyor Soner Arıca. Keza, gerçekten çok beğendiğim buzukiler var, albümdeki Yunan parçasını (12) düşününce şaşırmıyor insan buzukiye ama, kullanım gerçekten çok güzel...
Yine de kulaklarım neyleri aramadı değil... "Deniz Gözlüm"deki, "Seviyorum"daki, "Bu Mu Sevda"daki, "Kapını Çalan Benim"deki neyleri unutmak mümkün mü?
Albümde benim en beğendiğim şarkılar şunlar:
"Allah Korusun Seni"
"Akşam Olmadan Gel"
"Dön"
"Sen Giderken"
"Yüreğim Üşüyor"
"Biz"
Bir gün Soner Arıca'yı cayır cayır elektro gitarlar arasında şarkı söylerken görür müyüz acaba? Albümde yer yer duyulan elektro gitarlar, böyle düşündürüyor bana. Daha önce de "Ayrılık"ta elektro gitarlar vardı diye hatırlıyorum, o zaman da düşünmüştüm aynı şeyi... Ben açıkçası bir kere de böyle bir şarkıda dinlemek isterim Soner Arıca'yı... Madem değiştikçe değişme yolunda, oldu olacak birkaç da rock parça yorumlasın...
Tek başına albümü almaya yeterli sebep olan şarkı sözlerine değinmeden geçmek olmaz. Yine kalbini kağıda dökmüş Soner Arıca, nasıl bir hissetmektir bu, insan şaşmadan edemiyor...
Nasıl
"...
Sevme beni, sevdalardan vurgunlar yedim
Bana çok gördüğün aşkı sen ellere ver
Terk edilişim ilk değil, alışır gönlüm
Sevilmeden sevmek var ya, o daha beter
..."
derken herkesin içinde bir yerlere dokunmayı başardıysa yıllar önce "Beni Bırakma"yla, aynı şeyi yine pek çok kez başarıyor bu albümdeki sözleriyle...
"...
Bir sana yandım, yine sende ölürüm
Yolda bir iz bırak, ben o yolda yürürüm
Ben sana yandım, yine senle ölürüm
Yolun alev olsa, ben senle yürürüm
..."
diyor örneğin "Yüreğim Üşüyor"da, ya da
"...
Gitsen de, silsen de beni kalbinden
Yer etsen kendine yeni aşklarda
Tek gerçek, dönmem ki verdiğim sözden
Tek aşksın, hep duracak baş ucumda
..."
diye yazıyor "Sen Giderken"de.
"Belki De Hiç Unutmadım" isimli romanında da geçen "Kusursuz Aşk" nasıl beğenildiyse bir şiir olarak, en az onun kadar beğenilecek "Biz" şiiri için de ayrıca tebrik etmek lazım Soner Arıca'yı.
Bir tarafıyla "olgunluk dönemi" tabir edilen konumda bir albüm var önümüzde, bir tarafıyla da "eskiye özlem"in maalesef sürdüğü bir albüm. Düşünmeden edemiyorum, "İnsan hep beğendiği albümüyle mi hatırlamak ister sanatçıları, hep o yüzden midir eskilerle yenileri kıyaslama merakı? Ve hep o yüzden midir "eski"yi özlemeye doyamamak?"
Bir tarafıyla "olgunluk dönemi" tabir edilen konumda bir albüm var önümüzde, bir tarafıyla da "eskiye özlem"in maalesef sürdüğü bir albüm. Düşünmeden edemiyorum, "İnsan hep beğendiği albümüyle mi hatırlamak ister sanatçıları, hep o yüzden midir eskilerle yenileri kıyaslama merakı? Ve hep o yüzden midir "eski"yi özlemeye doyamamak?"
Geçenlerde bir arkadaşımı eleştiriyordum, "Sen bu şarkıcının fan'i olduğun için bazı gerçekleri görmüyor, duyamıyorsun." diye sevdiği bir sanatçının albümünün bende yarattığı hayal kırıklığını ona açıklamaya çalışırken... Şimdi kendimi görüyorum o arkadaşımın yerinde. Hem çok sevdiğim bir sanatçının albümünden bahsediyorum, hem kötü tarafları olduğunu objektif olarak söylemek gerekliliğine inanıyorum, hem de bunları söylersem bir nevi "ihanet etme" halet-i ruhiyesine girdiğimi hissediyorum.
O yüzden bunca yazdığım şeyi aslında hiç okumadan geçmek ya da okuduktan sonra hemen unutmak belki en iyisidir. Ne de olsa kendi kararını kendi vermeli insan...
Ama dediğim gibi, ben ilk sorumda takılıp kalmış haldeyim.
Daha iyisi varken, azıyla yetinmek gerekli midir? Işın Karaca ve Sezen Aksu'nun kulakları çınlasın: "Yetinmeyi Bilir Misin?" :wink:



