Perşembe, Mayıs 18, 2006

Oylama Öncesi Yorumlar

Ermenistan: Koreografi harika. İplerle yapılan o gösteri gerçekten güzel. Ancak Andre yer yer zorlandı ve "head microphone"un da aslında sıkıntı yaratabileceğini görmüş olduk sayesinde. Bu arda kızların o saçlarını savurmaları da etkileyici olmuş... Ama Final konusunda şüpheliyim...
Bulgaristan: Gereksiz dans figürleri dolduruyor sahneyi. Ayrıca dansçı kızlar üçüz filan mı acaba? Bir de Aziz etek mi giymişti? Mariana'nın vokaline ise diyecek söz yok. Salondan da bayağı bir alkış aldı.
Slovenya: Anzej'in sesi zaman zaman yetmedi. Kızlar da gereksiz kalabalıktan başka bir şey değil. Yine de şovun geneli sahnede iyi durmuyor değildi açıkçası.
Andorra: Jenny'yi görünce kafamda bir "femme fatale" görüntüsü oluştu hemen! O jartiyerler ve sandalyeli şov ise fazlasıyla "cabaret"lere has. ESC'ye hiç uymamış. Final için şans vermiyorum.
Beyaz Rusya: Canlı, enerjik bir şov. Bu yönüyle şarkının zayıf yönlerini kapatmaya çalışmışlar anlaşılan. Yer yer aerobik gösterisine dönmüyor da değil sahne. Kucakta taşıma, yerleri tokatlama, bitti derken yeniden şarkının başlaması, takla atma, vs. Bakalım, Final için şansları olabilir.
Arnavutluk: Üç tane back vocal yerine geleneksel giyisili amcalardan çıkarsalar daha çok oy alırlardı diye düşünüyorum. İnsan biraz Moldova'nın ninesini örnek alır kendine. Şarkı ESC sahnesinde fazlasıyla "kro" ve kel alâka kalıyor maalesef. "Köy düğünü havası"nı Avrupalı sevecek mi, göreceğiz.
Belçika: Şarkı başlamadan bile "salon yıkılıyor". Işın kılıcı mikrofonlar - kusura bakmasınlar ama - hiç yaratıcı değil. Kate Ryan'ın eteklerini daha fazla savurmaya ihtiyacı olabilir, şovu gördükten sonra böyle düşünüyor insan. Yarışma performansını görmeden önceki beklentilerim hayal kırıklığıyla karşılanmış oluyor böylece. Daha fazla rüzgâr makinesi, daha fazla etek savrulmaları ve daha fazla fireworks gerekiyor bu şarkıyı kurtarmak için anlaşılan. Ama yine de salonun tepkisi muazzam. Final'de Belçika'yı göreceğiz gibi duruyor.
İrlanda: Tüm bu şaşaalı gösterilerden sonra dupduru bir ses, dingin gitar nameleriyle İrlanda hemen arada fark ediliyor. Her ne kadar şarkının ilk etkilerinden uzun zaman önce kurtulmuş olsam da, bunca kargaşa arasında İrlanda klasik bayık slow'larından biriyle bu sene de Final için iddialı anlaşılan. Bryan Kennedy'nin yeşil gözlerine de çok güzel uyum sağlayan yeşil ışıklar ve arkaplan da etkileyici. Tek dizi yerde şarkı söylemek, işte budur! Slow bir şarkıda yapılabilecek en iyi gösteri! Yüreğe dokunan sesiyle Bryan Kennedy, salonu ve eminim ki TV başındaki izleyicileri de etkilemeyi başarmıştır. Hele uçan kameraya yan gözle attığı o yeşil bakışlardan sonra...
G.K.R.Y.: İrlanda'dan sonra çıkması bir yana, canlı performansı başlı başına bir felaket Annete'in. Degajesini göbeğine kadar da açsa işe yaramaz gibime geliyor. Salonda destek ise kesintisiz hissediliyor. Zenci gırtlağı denen şeyin Annete'te olmadığını birilerinin kendisine en acilinden söylemesi gerekiyor. Hele o arkadaki back vocal ordusu, resmen şarkıya bir ilahi havası vermiş. R&B ve gospel bir arada! Salon alkıştan "yıkılıyor" bile olsa, bu şarkının Final'e çıkması üzücü olur.
Monako: Séverine gerçekten çok "şeker". Ama ESC'de Tahiti ya da Hawaii "havaları" estirmek ne kadar akıllıca ki? Gereksiz kucakta taşınma bölümleri şarkıya bir şey katamıyor maalesef. O "Grrrrrrrr!" kükremesini çıkarırken bile ne kadar "şeker" Séverine! Fazla şansı olduğunu sanmıyorum.
Makedonya: Büstiyerle çıkmış sahneye Elena. Seksi danslar ve bacaklar var sahnede. Ama ne yazık ki vokal performanstan o kadar tatmin olmadım şahsen. Işık oyunları ise ekrana güzel yansıtılmış. Şarkının ritmi biraz yavaşlatılmış mıdır nedir, sanki .mp3'leri daha hareketliydi. Özetle yeterince tatmin edici bir performans değil maalesef.
Polonya: Seyirci arasında söyleme fikri yaratıcı. Maskeli balo temalı gösterişli kıyafetler de öyle. Şarkı zaten fazlasıyla "catchy". Rüzgâr efektleri belki biraz kısılabilirdi. Almanca'yı yeniden duymak da - ilginç ama - etkileyiciydi. Dönen meşalelerin önünde, o altın, gümüş rengindeki kostümler, uçuşan saçlar ya da etek uçları çok estetik. Sahnede bir bebeğin olduğunu bilmek ve göstermek de sempati oylarını toplamak için iyi bir araç!
Rusya: Şarkıdan önce yoğun seyirci tezahüratı dikkati çekiyor. Spor kıyafetler içinde Dima Bilan son derece rahat tavırlarla şarkısını söylüyor. Eliyle mikrofon ayağını fırlatması ilgi çekecektir. Ancak o balerinlere gerçekten de hiç gerek yok. "Zıplarken dahi şarkı söyleyebilirim." şovenizmine ise diyecek söz bulamıyorum. Piyano içerisinden çıkarılan bir üçüncü balerinin de koreografiye ilave katkılar yaptığı söylenemez. Yine de çok rahat tavırlar, kendinden fazlasıyla emin görünüm ve şarkının akıllarda kalıcı "beat"leri sayesinde Rusya Final'e zorlanmadan çıkacaktır.
Türkiye: Muhteşem! Ama İngilizce sözler nerede? Koreografi hiç sekmeden yerine getirildi. Gözleri gülüyordu sibel Tüzün'ün. Kendinden çok emindi. Çok da iyi "kıvırdı", helal olsun! Yıldız figürünün tepeden çekim görüntüleri gerçekten hoş olmuş. Ancak baştaki kalp atışları yeterince ekrana yansıtılmadı sanırım. Sibel Tüzün bir ara "I wanna hear you!" diyerek seyircileri aktif katılım için motive etti. Ayrıca eklenen hep beraber alkış tutma bölümü de çok güzel olmuş. Bitiriş ise bir başka güzel... Süper!
Ukrayna: Girişteki o çığlık çok gereksiz! Ama sonrasında şarkının ritmi içinde insan kendini kaybediyor. Arka planda Kafkasya yöresine ait kostümler giymiş görünen dansçılar, modern danslardan semazenlerin kendi etraflarındaki dönüşleri ve hatta ip atlama egzersizlerine bile yer veriyorlar koreografilerinde. Tina Karol sempatikliğiyle herkesi etkiliyor, sesi olduğunu da uzun uzun "Heeeeeeeey!" diye bağırarak gösteriyor. Son anlardaki tefler de orijinal olmuş. Ukrayna kesin Final'de!
Finlandiya: Lordi, Cehennem'i sahneye getirmiş. Fin şapkası da Mr. Lordi'ye çok yakışmış açıkçası. ESC de nihayetinde rock gibi rock gördü sahnesinde. Hepimize hayırlı uğurlu olsun. Şimşekler de dozajında, alevler de. Finlandiya güle oynaya Final'e! Aksi takdirde o kanatlarıyla Mr. Lordi uçup gelir de hepimizi "ham yapar" alimallah. Ve şov sona ermiyor bir an olsun! Elektrogitarlar birer meşaleye dönüşüyor, arka planda ateşten yel depğirmenleri peydah oluyor. Lordi, Finlandiya'ya birinciliği bile getirebilir bu performanstan sonra.
Hollanda: Ulusal Final şovunun az biraz modifiye edilmiş haliyle Treble sahnede! "Amambanda" kızları da kıvırmak konusundaki hünerlerini esirgemiyor izleyicilerden. Ancak müzikal altyapı neredeyse hiç duyulmuyor. Dahası arada derin iç çekişler içinde olduklarını görüyoruz hanım kızların. Açık olan şu ki, bu performansla Final zor, hatta çok çok zor.
Litvanya: Başlarken sağdan dördüncü amca geç kalıyor adımlamaya. Bu şarkıyı sevebilecek birileri var mıdır gerçekten? Akıllara zarar! Megafona mikrofon uzatmak da hangi süper zekânın aklına gelmiş acaba? Hele o ana kadar en ciddi görünümü veren gözlüklü amcanın öne fırlayıp "çivileri gevşettiğini" göstermesi ne kadar tahammül edilebilir ki? Bir "joke entry" için bile fazlasıyla "joke" kaçıyor bu bağırış çağırış Umarım, diplerde sürünürler...
Portekiz: Hayret, Bülend ÖZVEREN, Portekiz'den oy aldığımızı söyledi! Şarkıya gelirsek, daha başlarda kızlardan biri ilk "verse"ten hemen sonra erken giriyor şarkıya. Kostümleri ise Barbara Dex Ödülleri'ne fazlasıyla layık. Portekiz, bu sene de Final yüzü göremeyecek, orası kesin!
İsveç: Carola büyülüyor! Rüzgâr makinesi eteklerini uçuştururken Carola büyülemeye devam ediyor. Kendinden o kadar emin ki! Işık oyunları muhteşem! Sahneye çok yakışıyor Carola. Özgüven, işte böyle bir şey! Ulusal Final'dekine benzer büyük beyaz bayraklar dalgalanıyor arkada... Carola, Carola, Carola! Hissederek şarkı söylemek budur! İsveç gümbür gümbür Final'de!
Estonya: İsveç'ten sonra sahneye çıkmak, maalesef İsveçli de olsa Sandra'nın işini kolaylaştırmayacak. Abartısız bir şekilde sesini sergiliyor Sandra. Sakin, kendi halinde, sadece şarkı söylemek için gelmiş sahneye Sandra. Gözünü çıkarmadan şov nasıl yapılır, onu gösteriyor diğer sanatçılara. Biraz örnek alınsa keşke... Final şansı ise zayıf.
Bosna - Hersek: Onca gürültüden sonra ruha dokunan keman nameleriyle Hari Mata Hari, siyah fon üzerinde beyaz mum alevleri ve bembeyaz kostümleriyle Bosna - Hersek büyülüyor... Şarkının tüm desenine işlemiş olan o hüzün, sahneden bire bir ekran başındakilere iletiliyor. Sonrasında da salon coşuyor haliyle... Bosna - Hersek, bir başka Zeljko Joksimovic mucizesiyle Final'e koşaradım geçecek! Basit tutmak da bir şarkıyı etkileyici kılabiliyor demek ki... Bravo Bosna - Hersek! Yalnız keşke o sonlardaki kol kola girip öne yürüme kısmı olmasaymış... Fazlaca iğreti duruyor ESC sahnesinde... Şarkı bittikten sonraki alkış ise kıyamet gibi!
İzlanda: Silvia Night sahneye çıkmadan önce bir yandan yuhalanıyor, bir yandan alkışlanıyor. Bir de ilk erkek vokaller neydi öyle? Rüküş ötesi ve abartılı tavırlarıyla Silvia Night sahnede koreografisini "başarı"yla tamamlıyor. Rezalet! ESC'yle böylesine dalga geçen bir şarkının Final'e çıkması utanç verici olur. Şarkı bittiğindeyse, gene yarı yuhalama, yarı alkış duyuluyor...
Ve benim 10 oyum Bosna - Hersek'e gitti!