Türkiye'den Ermenistan'a Giden 10 Puan Üzerine
Ermenistan'a verilen oyların altında başka sebepler arayan arkadaşlar olmuş, söz kalabalığı içerisinde kimin yazdığını unutmuşum, kusura bakmasın, ama soykırım gibi bir konuyu getirip de "Onlar bizim onlara soykırım uyguladığımızı söylüyorlar." diye Türkiye'den giden oyların altında yatanın, Almanya'da yaşayan Türkler'in Türkiye'ye verdiği oylardan farklı olduğu iddia edilmiş. Nasıl bir ilişki kurulmuştur burada, ben çözemedim. Biraz teferruat rica edelim de bizi bilgilendirsin. Ne farkı oluyor ikisi arasında? Türkiye'de yaşayan Ermeni kökenli vatandaşlarımız ile Almanya'da yaşayan Türk kökenli vatandaşlarımızın kendilerine tarihi, kültürel, etnik, dini, vs. pek çok açıdan benzeyen bir ülkenin temsilcisine oy vermesinde ne gibi bir ayrım olabilir? Ayrıca, bu düzeltmeyi yapmakta çok büyük önem görüyorum: Aynı yazıda Türkiye'deki Ermeni kökenli vatandaşlarımız için "azınlık" tabiri kullanılmış. Bu tamamıyla yanlıştır! Türkiye'deki "azınlık" tanımı Lozan Antlaşması'nın çerçevesinde çizilmiştir, azınlıklar sadece dini gruplara verilmiş bir nitelemedir, etnik köken kesinlikle gözetilmez. Buradan da anlayacağınız gibi, Ermeniler değil, Hıristiyanlar azınlık kabul edilebilir ancak T.C. sınırları dahilinde. Dolayısıyla güya politik sebepler öne sürerken, kullandığımız dile ve terimlere dikkat etmemiz gerekir. Kanbağı vesilesiyle bir grup vatandaşımıza bir nevi "Bize soykırımcı diyene nasıl oy veririsiniz vatan hainleri?" anlamına gelecek serzenişlerde bulunmak abes kaçar! Kaldı ki, adı soykırım mıdır, tehcir midir, henüz tartışmalı olan bir meseleyi burada hiç gündemde değilken tekrar tekrar ısıtıp masaya sürmenin de bu konuyu bir soykırım propagandası olarak kullanmakta beis görmeyen, tam da o vatan haini kabul edilebilecek kişilerin ekmeğine yağ sürmekten öteye gitmiyor da ne yapıyor? Bir de daha önce bir başlığa kopyalamıştım alıntıladığım metni, ama neresiydi tam hatırlamıyroum şimdi, şu "Ermeni diasporası" lafından da vazgeçmek lazım; malum "diaspora"nın etimolojik yönü göz önünde bulundurularak. Yoksa bilmeden onların istediğini kabul etmiş oluyoruz. Politik veya değil, hiç tartışmaya niyetim yok; sadece soykırım iddiaları, katil damgaları, vs. gündeme getirilip de en ilgisiz kısmından ESC ile birleştirilmeye çalışılınca dayanamıyorum. Yeter kardeşim bu nefret, barış istiyorsak barışı getirecek şartları da sağlamaya çabalamalıyız. Çabanın tek taraflı oluyor olması, bizlerin doğru olduğunu bildiğimiz bazı şeyleri yapmamıza engel değil. Hem yanlış olduğunu söyleyeceksin, Ermenistan'ın tavrını eleştireceksin, hem de kalkıp o beğenmediğin tavrı aynen sen ona uygulayacaksın! Bu ne menem tezattır, böyle mantıksız bir şey yapılabilir mi, arkasında durulabilir mi bunun? Ya Ermenistan'ın tavrını eleştirmeyeceksin, soykırım iddialarını önemsemeyerek karşı savlarını öne süreceksin her fırsatta yıllardır yapıldığı gibi; ya da "Artık yeter!" deyip, yanlış bulduğun tavrın aynısını kendin de yapmaktan vazgeçeceksin! Aynı tartışmaları uzak değil, daha geçen sene Yunanistan'a 12 puan verdiğimizde yaşamadık mı? Neymiş efendim, hep özverili olan taraf biz oluyormuşuz, Yunanistan bunu anlamıyormuş. Ne yani, ondan önceki senelerde, biz Yunanistan'ı çok mu sevdik de oylar yağdırdık? "İyilik yap, denize at..." diye giden Türk atasözünü, "Sana bir tokat atana diğer yanağını da dön!" diyen Hz. İsa öğretisini, İslamiyet'in hoşgörü anlayışını, Türk kültüründeki "Affetmek, büyüklüktür!" düsturunu bize öğretmediler mi? Ben öğrendim, sizleri bilemiyorum... Ama kan kokusunu aldığım iğneli, imalı sözler karşısında soğukkanlılığımı kaybediyorum istemeden, ne zaman bitecek bu nefret "siz"den olmayana karşı? Amerikan sinemasında "diğeri" temasıyla işlenen ve orta sınıf, beyaz, Amerikan erkeği sınıfı dışında kalan herkesi azınlık ya da olması gerektiği gibi olamamış, "çürük yumurta" kıvamında sunan senaryolardan yeterince izlemediniz mi? Kadın olmak, eşcinsel olmak, siyah olmak, alt sınıftan gelmek, vs. nasıl hep uzaylı, komünist, radikal dinci vb. kisveler altında sunulup duruyorsa izleyicilere, bizler de bunları "cık cık cık" nidaları altında eleştirip, eşitlikten, adaletten, özgürlükten bahsetmeyi seviyorsak sinema salonundan çıktığımızda; neden aynı doğruları, mesele, politize olmuş halkların birbirlerini oylar hale geldiği ESC'de yapamıyoruz? Durup düşünmek lazım... Ancak o zaman, ne yazdığımızı anlayabiliriz sanırım, ya da yazdıklarımızın gerçekte ne ifade ettiğini... Bu kadarı da herkes için yeterli olacaktır.




0 İlave sabuklama:
Yorum Gönder
<< Asıl sabuklama sayfası